in

Kokuyla Tedavi Nasıl Yapılır? Arometerapi Nedir?

Kokuyla Tedavi Nasıl Yapılır? Arometerapi Nedir?

 

Bir anda burnuna gelen bir kokuyla çocukluğuna dönmeyen biri var mıdır? Ya da görkemli bir buket gül kokladığınızı hayal edin. Kalbinizin kapılarının açılıp keyfinizin yükseldiği duygusuna kapılmaz mısınız? Koku algısı, ilk canlı organizmaların ortaya çıkışı kadar eskiye dayanır, duygularla ve güdülerle bağlantılıdır. Koku duyusu, en eski algılarımızdan biridir ve duyguların oluştuğu beyin bölgesiyle direkt bağlantılıdır.

 

 

Kokladıklarımız, gördüğümüz veya duyduğumuz şeylerin ötesinde, ruhumuzu etkiler. Burun yoluyla, diğer duyu organlarımızın algılayamadıklarını içgüdüsel olarak algılarız, örneğin; havada sezdiğimiz tehlikeleri veya kişiye özgü ve kişinin parfümle örtemediği, kendine has kokusu. Burnumuz kandırılamaz: Bir kişinin dıştan baktığımızda bize çekici görünmesi onu koklayamadığımız için olabilir. Özellikle seksüel çekimde, vücut kokusu en belirleyici faktördür. Duyularımızın algılamaları günlük hayatımızda büyük rol oynar ki; bunların çoğunun bilincindeyizdir.

Literatürde kokuların insan beyni ve duyguları üzerine pek çok çalışma mevcuttur. Bunların bazıların da elektroensefalogram ve fonksiyonel görüntüleme gibi ileri teknolojik cihazlarla yapılmış çalışmalar mevcuttur. Bu çalışmalar kokuların nörofizyolojik ve otonomik fonksiyonlar üzerinde etkili olduğunu ve bunun da fiziksel ve ruhsal durumumuzu etkilediğini göstermiştir.

 

Kokuyla tedavi anlamına gelen Aromaterapi 6000 yıl öncesine kadar dayanır;. Grekler, Romalılar ve Antik Mısırlılar aromatik yağları kullanmışlar. Mezopotamya’da arkeologlar 5000 yıllık distilasyon cihazı ( arıtma, su saflaştırma cihazı) bulmuşlardır. Aromaterapi genellikle, gül, limon, lavanta, nane gibi bitkilerin yağlarının koklanması ile uygulanan doğal bir tedavi yöntemidir.

 

Aromatik yağlar bitki, çiçek, ağaç, meyve, ağaç kabuğu, çim ve çekirdeklerden çıkartılan terapötik (tedavi edici), psikolojik ve fizyolojik etkilere sahip hastalıkları önleyebilen ve tedavi edebilen yağlardır. Bu yağlar, banyo suyuna eklenir, masajla cilde uygulanır, teneffüs edilir veya odaya sıkılır; burun yoluyla solunduğu zaman koku hücreleri vasıtasıyla beyni ve sinir sistemini etkiler.

 

Aromaterapi terimi ise ilk defa Fransız biyokimyacı Renee- Maurice Gattefosse tarafından 1937 yılında ortaya atılmıştır. Ortadoğu ve Eski Mısır’da bitkilerin yağlarından hem parfüm olarak yararlanıp, hem de iyileştirici özelliklerinden yararlanılmıştır. Aromaterapinin, Ayurveda ve Çin tıbbında da kullanımı oldukça yaygındır.

 

Aromaterapi, ağrıyı hafifletmek, cilt bakımı, tansiyonu düşürmek, halsizliği gidermek ve vücudu güçlendirmek gibi amaçlar için uygulanır. Bunun yanında aromatik yağlar ruh halini etkileyebilir, halsizliği giderebilir, stresi azaltıp, rahatlama sağlayabilir. Aromaterapi doğal tedaviler, kanser hastalarında kemoterapinin yan etkilerini azaltmak için kullanıldığı gibi kalp hastasının rehabilitasyonunda da kullanılmaktadır.

 

Aromaterapik yağların hafıza, ruhsal denge ve duygulanım üzerine etkili olduğu ve iş verimliliğini artırdığı gösterilmiştir. Japon işçiler üzerinde yapılan bir çalışmada, solunum yolu ile alınan aromaların işçilerin stresini azalttığı, konsantrasyonlarını ve üretkenliklerini de artırdığı tespit edilmiştir. Solunum yolu ile gül esans yağı alan sıçanlar üzerinde yapılan labirent testinde, kontrol grubuna göre hedef noktayı daha kısa sürede bulması gül esans yağının öğrenme ve hafızada etkili olduğunu göstermiştir.

 

 

Aramoterapide kullanılan 46 yağ vardır. Bu yağlar güneş ışığından etkilendikleri için koyu renk şişelerde muhafaza edilirler. Yüzde yüz konsantre durumunda bulunan bitkisel yağlar, avokado yağı, badem yağı, buğday özü yağı. zeytin yağı, üzüm çekirdeği yağı gibi yağlarla birlikte kullanılır. Bitkisel yağların cilt üzerine direkt kullanılabilmeleri için, yoğun olduklarından yardımcı yağlarla yumuşatılmaları gereklidir. Bu işleme dilüte etmek deriz. Yardımcı olarak kullanılan yağlar tek başına iyileştirici özelliğe sahip mineral, protein ve vitamin depolarıdır.

 

 

 

Lavanta Yağı

 

Medyadan sıklıkla, aromatik yağların kullanımının cildin geç yaşlanması, bakımı ve daha güzel görünmesini sağlamada kullanıldığını görürüz.

 

Ana Aromatik Yağlar: Sardunya, Yasemin, Lavanta, Nerdi, Gül, Menekşe, Ylang-ylang.

 

Ana Tedavi Yağlar: Papatya (kaşıntı, rashes), Ardıç (akne, yağlı cilt), Limon yaprağı, (gözenekleri açmada), Mandalina (çatlaklar, gevşek cilt), Kadife çiçeği (kuru ve hassas ciltler), Mimoza (sorunlu ciltler), Portakal (buruşuk ve solgun yüz)

 

Gül ve Aromatik Yağlar

 

Her uçucu yağın kendine ait belirgin kokusu dışında, aynı zamanda spesifik bir etkisi de söz konusudur. Sağlığınız için fayda sağlaması bir aromatik yağın başarısını belirleyen faktörler şunlardır:

 

Yağın karakteri

 

Kişinin ruhsal durumu ve karakteri

 

Belli bir kokuya karşı kişisel eğilim

 

Yağın karakteri onun objektif etkisidir ki; bu, yağın içeriğindeki bileşenler nedeniyle bilimsel değerleri tanımlanabilen, tedavi görenin durum ve karakterinden bağımsız olan tıbbi etkisidir. Bir uçucu yağın etkisi, sizin süregelen veya mevcut ruh halinize ne kadar çok uygun düşerse, güçlendirici veya dengeleyici şekilde karakter yapınızla da uyuşursa, o yağ sadece şikayetlerinizi iyileştirmekle kalmaz; aynı zamanda genel mutluluk halinizi de yükseltir; yani üzerinizde bütünsel olarak etki eder. Yağın bu özelliğini subjektif etki olarak nitelendirebiliriz. Ruha koku yoluyla erişilir. Bu nedenle bir yağın bütünlük etkisini gösterebilmesi için kokunun size doğrudan hitap etmesi önemlidir.

Renkli Taşlar

 

Genellikle bir koku kişiye kendiliğinden hoş geldiyse, o koku aynı zamanda o kişiye uygundur. Fakat durum böyle değilse ve kişi o yağın iyileştirici gücünden de vazgeçmek istemiyorsa, farklı yağları karıştırmak bu duruma çözüm olabilir. Sadece bir yerlerden okuyarak kendi yağınızı bulamazsınız. Kendi kendini sorgulama ve bilgilenme sonrası yapılacak bir koku testi, çoğu zaman doğru yağı bulmada yol göstericidir.

 

Sağlıkla yaşadığım şikayetleri ortaya çıkaran nedenler nelerdi? Bedensel şikayetlerin ardında, psikolojik nedenler mi yatıyor? Örneğin, sırt ağrısının ardındaki sebep, gerginlik ve stres mi?

 

Her zaman bir koku testi yapın! Koku, o anda hoşunuza gitti mi? Bir betimleme size hitap etse bile kokunun kendisi kesinlikle hitap etmeyebilir ya da bugün hoşunuza giden koku yarın gitmeyebilir. Çünkü kokuların algılanması oldukça özneldir ve o andaki ruh halinize bağlıdır. Burnunuz, sizi sezgisel bir biçimde doğru yağa götürecektir. Şüphesiz, direkt şişeden koklamak da yanlış bir izlenimin oluşmasına neden olur. Çünkü koku şişede konsantre haldedir. Bazı yağlar, örneğin karağan yağı, saf halde nahoş kokarken, seyreltilmiş haldeyken hoş kokusunu salmaya başlar. Mağazalarda, koku çubuğuna bir damla yağ damlatılmasını isteyin ve tıpkı parfüm denemesinde yaptığınız gibi çubuğu biraz sallayın ve ondan sonra koklayın. Bazen koku testinin geçersiz olduğu durumlarda vardır. Örneğin, hint defnesi yağı sivrisinek ısırığında kaşıntıya karşı en iyi ilaçtır, ama ne yazık ki kokusu cazip değildir.

 

Renkli Aromatik Yağlar

 

Daha önce aromatik yağlarla ilgili bir deneyiminiz yoksa, basit yöntemlerle başlayabilirsiniz: Küçük mekanların kokulandırılmasında pahalı yağ lambaları satın almak yerine, içine ılık su ve uçucu yağın konulacağı küçük bir kase, fincan altlığı ya da kül tablası genellikle kullanım için yeterli olacaktır. Bu uygulama sadece ilk deneme aşamasında değil, aynı zamanda yolculuklarda ve bürolarda da kullanıma uygundur. Kış aylarında kaseyi kaloriferin üstüne koyduğunuzda, koku daha güçlü olacak ve daha geniş mekanları dolduracaktır. Mekanların kokulandırılması, hem şikayetlerinizin tedavisinde kullanabileceğiniz, hem de kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacak bir uygulamadır. Örneğin, 2-3 damla sevdiğiniz kokuyu avuç içine döküp yastığınıza sürdüğünüzde veya kokuyu direkt yastığınıza damlattığınızda hızlı bir şekilde kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayabilirsiniz.

 

Gül

 

Önemli Bazı Aromatik Yağlar:

 

Yeşilimtırak veya sarı yeşil renkte, acı lezzette, hoş kokulu bir yağ olan Bergamot, kuvvetli bir antiseptik etkiye sahiptir. Ağrı kesici etkisinden dolayı herpes adını verdiğimiz uçukta kullanılmaktadır. Vaginal kaşıntılarda banyoya konularak kullanılması tavsiye edilir. Bitkinin yaprakları çay tarzında da kullanılır. Sindirim sistemi hastalıklarından, kolik tarzındaki karın ağrılarında, bağırsaklardaki gaz şikayetlerinde, hazımsızlıkta, mide ağrılarının tedavisinde kullanılır. İdrar yollan hastalıklarından sistit adını verdiğimiz idrar yollan iltihabında ve ağrılı idrar şikayetlerinde de kullanılır. Baş ağrılarında, farenjitte, baştaki kokuları yok etmekte kullanılır. Psikolojik rahatsızlıklardan anksiyete ve insomnia adını verdiğimiz uykusuzlukta, irribilitede (asabiyet) etkilidir. Solunum sisteminde bronşitte özellikle limon yağı ile birlikte kullanılır.

 

Kozmetikte ise aknede, yağlı ciltte, ciltteki yaralarda, egzamada kullanılır. Cildi gerici ve nemlendirici etkisinin yanında antiseptik etkisi mevcuttur. İyi bir deodoranttır.

 

Bergamot Yağı

 

Bahçelerde genellikle çit yapmak maksadı ile kullanılan nanemsi kokusuyla Biberiye, kan dolaşımı rahatsızlıklarından düşük tansiyonda, lemfatik dolaşım bozukluğuna bağlı ödemlerde ve zayıf dolaşımlarda, sindirim sistemi rahatsızlıklarından karın ağrısında, kabızlıkta, gazda, safra kesesi taşlarında, ishalde, karaciğer rahatsızlıklarında ve gastrit şikayetlerinde kullanılır. Baş ağrısında, soğuk algınlıklarında, migrende, ve unutkanlıklarda, kadın hastalıklarında, ağrılı adetlerde, akıntılarda, erken adet kesilmelerinde, idrar söktürücü olarak kullanılan biberiye, psikolojik rahatsızlıklarda, halsizlikte, dikkat dağınıklığında, sinir hastalıklarından, felçte kullanılmaktadır. Antiseptik ve uyarıcı etkisi olan biberiye aromatik yağı, kanı durdurucu ve dinçlik verici bir etkiye sahip olup aynı zamanda iyi bir antiseptiktir.

 

Kozmetikte ise saç dökülmesinde, saçlardaki kepeklerde, ciltteki kepeklenmelerde, selülitte ve ciltteki dolaşım bozukluklarında, cildin yenilenmesinde ve iltihaplanmalarda kullanılır.

 

Biberiye Yağı

 

Kendine has kokusuyla, baharat olarak da kullanılan Defne’nin yaprakları, mitolojide Apollon’un başındaki taçtır. Yunanlılara göre tanrılar tarafından korunmanın işaretidir. Sezar’ın banyo suyuna defne yaprağı attığı söylenir.

 

Defne sindirim sistemi hastalıklarından hazımsızlıkta, iştahsızlıkta, gastritte, karındaki gaz şikayetinde etkilidir. Solunum yolu hastalıklarından grip, müzmin bronşitte ve ateş düşürmek için kullanılır. Kadın hastalıklarından adetin düzenlenmesinde etkilidir. Defne yağı tıbbi olarak sert bir koku ve sıcaklık verir. Yağ kaslarda gevşeme, vücut ısısında artma, antiseptik ve bağışıklık sistemini artırıcı etkisi vardır. Eklem ağrılarında, adet ağrılarında, soğuk algınlığına bağlı eklem ağrılarında, viral enfeksiyonlarda ve vücut direncinin artırılmasında kullanılır.

 

Kozmetikte ise masaj, buğu ve lapa tarzında tatbik edilir. Defne yağı, sıcak suya damlatılıp, radyatör peteklerine konulup havadaki mikrobu ve virüsü öldürmekte kullanılır. Eklem ağrılarında masaj tarzında kullanılmaktadır. Deriyi tahriş edici etkisinden dolayı dilüe (seyrelterek) edilerek kullanılmalıdır.

 

Defne Yağı

 

Hoş kokusundan dolayı kozmetik sanayinde de kullanılan Lavanta’nın, sinir sistemi üzerine etkisi fazladır. Kaslarda spazmları azaltır. Uykusuzlukta, migrende, solunum yolları hastalıklarında, yüksek tansiyonda, balgam söktürmede, safra salgısını artırarak hazmın kolaylaştırılmasında, mide rahatsızlıklarında etkilidir. Kasların gevşemesinde ve sinir uçlarını uyarıcı etkisi olan stimülasyonda (vücutta uyarım yaratma olarak ifade edilebilir) kullanılır. Hipertansiyonda, yorgunluk ve depresyon hallerinde, deri problemlerinde, sindirim sisteminde karındaki kolit tarzındaki ağrılarda, gaz, ishal, gastrit ağrılarında kullanılır. Migrende, tiroid hormonu rahatsızlıklarında, gerilim tipi baş ağrısı adını verdiğimiz sinirsel ağrılarda, vaginal akıntılarda etkilidir. Ruhsal rahatsızlıklardan anksiyete, uykusuzluk, aşırı irribilite ve nevrotik taşıkardilerde kullanılmaktadır.

 

Kozmetikte kullanımı ise, deriyi canlandırarak tazelik verme özelliği mevcuttur. Cilde dinçlik kazandırmakta ve ciltte dinlendirici bir etki oluşturmaktadır. Kozmetikte aknelerde, saç dökülmelerinde, yanıklarda, yüzde damarların dışa doğru çıktığı telenjiaktazi adını verdiğimiz durumlarda, dermatitisde, ekzemada, kuru ciltlerde, yağlı ciltlerde, güneş yanıklarında kullanılmaktadır.

 

Lavanta Yağı (1)

 

Adi Papatya ve Alman Papatyası olarak iki şekli mevcut olan Papatya, bağırsak spazmının giderilmesinde, sakinleştirici etkisi stres ve ruhsal gerilimde, baş ağrısında, uykusuzlukta, böcek ısırmalarında, diş ağrılarında, menopozda kullanılır. Mide rahatsızlıklarında, öksürük ve sinüzitte, şeker hastalarında şekeri düşürücü etkisi mevcuttur. Ağrı giderici ve cilt üzerinde gevşetici tesirinden dolayı sakinleştirici etkisi mevcuttur. Gözde alerjik konjonktivite bağlı kızarıklıklarda dışardan kompres tarzında uygulamada tedavi edici özelliği vardır. Yüksek dozda alınırsa kusma yapar. Sinir sistemine etkisi olduğu unutulmamalıdır.

 

Kozmetikte ise, cilde tazelik kazandırır. Yumuşatıcı etkisinden ise ciltteki alerjide, kızarıklıkta ve hassas deride yararlanılır. Yaraların iyileşmesini hızlandırır. Saçların sarartılması amacıyla kullanılır. Hassas ve kuru ciltler için bilhassa temizleme sütü olarak kullanılır. Papatyanın yağda ve suda çözünen aktif maddeleri mevcuttur. Papatya ile ciltte yumuşak ve derinlemesine temizlik yapılabilmektedir.

 

Papatya Yağı

 

Hindistan ve Malezya’da yetişen bir bitkidir. Patcholi aromatik yağı parfümeri sanayinin en önemli maddelerinden biridir. Doğuda eski çağlardan beri bilmen bir bitkidir. Elbiselere koku vermek için yüzyıllardır kullanılmaktadır. Batı dünyasına 19. Yüzyılda parfümeri olarak girmiştir. Modern parfümerinin vazgeçilmez ürünlerindendir. 60’lı yıllarda hippiler tarafından bitkinin şekli, aşkın ve barışın sembolü olarak kullanılmıştır.

 

Patchouli aromatik yağının odunumsu, toprağımsı, tatlı bir kokusu vardır. Ağır ve kalıcı olan bu kokunun, küçük dozlarda uyarıcı ve sakinleştirici etkisi vardır. İltihap giderici ve antiseptik özelliği mevcuttur. Yorgunlukta ve gerilimde kullanılır. Ciltteki iltihapların ve cildin temizlenmesinde kullanılır. Aknede, egzemada, cilt yanıklarında, yağlı ciltlerde ve saçtaki kepeklerde kullanılmaktadır.

 

Aromatik yağ masaj tarzında, buğu tarzında, banyoda, lapa tarzında ve kompres tarzında uygulanır. Vücuda, boyuna ve yüze yapılan masajda gevşeme yapar ve enerji verir. Banyoda sıcak suya konulan bir kaç damla Patcholi yağı vücuda zindelik verir ve rahatlama sağlar. Patchouli aromatik yağı dilüe edilerek kullanılmalıdır.

 

Paçuli

 

Tropikal bölgede yetişen bir ağaç olan ve Filipin ve Madagascar’da yetişen Ylang-Ylang, yüksek tansiyonda, ishalde, depresyonda, uykusuzlukta, aşırı duyarlılıkta, tropikal Asya’da eskiden beri kullanılmaktadır. Deri iltihapları, saçların korunmasında ve büyümesinde, ateşli hastalıklarda kullanılır. Hoş kokusundan dolayı eski zamanlardan beri aşkı sembolize eder.

 

Aromatik yağı tatlı ve çiçek kokusundadır. Teskin edici, kasları rahatlatıcı, unutkanlığı giderici ve ruhsal sıkıntıları ortadan kaldırıcı etkisi vardır.

 

Kozmetik olarak ise, yağlı ciltlerde ve cildi canlandırıcı olarak kullanılmaktadır. Saçlarda uzamayı sağlar.

 

Ylang-Ylang

 

Türkiye’de aromaterapi başlığı altında ayrı bir disiplin olmamakla beraber fitoterapinin altında değerlendirilir. 2014 yılında 29158 sayılı Resmî Gazete’de, Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanan ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından da örnek bir doküman olarak gösterilen yönetmeliğe göre fitoterapi sertifika eğitimleri ve uygulamaları sadece doktorlar ve alanlarında olmak üzere diş hekimleri tarafından yapılabilir, bu aynı zamanda Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun ile de vurgulanmıştır.

Aslan, 8 Sene Sonra Bakıcısını Yeniden Gördü  Tepkisine Çok Dikkat Edin!

Dünyaca Ünlü Yatırımcı Türkiye Müjdesini Paylaşarak Altın Tahmini Yaptı: Paranız Varsa…