Home Sağlıklı Yaşam Zayıflamak İstiyorum, Neden Zayıflayamıyorum?

Zayıflamak İstiyorum, Neden Zayıflayamıyorum?

0
9

Aslında kilo vermek sadece yediklerimiz, içtiklerimiz ve günlük hareketimiz ile ilgili değildir. Hormonlarımız ve kandaki bazı vitamin ve mineral düzeylerimiz de kilo vermemiz açısından çok önemlidir.

Gizem Şeber, Diyetisyen ve Yaşam Koçu

Aslında kilo vermek sadece yediklerimiz, içtiklerimiz ve günlük hareketimiz ile ilgili değildir. Hormonlarımız ve kandaki bazı vitamin ve mineral düzeylerimiz de kilo vermemiz açısından çok önemlidir. Bazı hayati hormonlardaki düşme ve yükselme veya bazı vitamin-mineral yetersizliklerinin kilo almaya sebep olduğu ve kilo kaybını diyete rağmen zorlaştırdığı bilinmektedir.

 

Tiroid hormonu: Hayatımızı yöneten ana hormonların başında gelen tiroid hormonlarının yavaş çalışmaya başlaması ‘Hipotroid’ olarak bilinen hastalıktır. Bu durumda genelde TSH (Troid bezini uyarıcı hormon) yükselmeye başlar. Hipotroidi, teşhis ve tedavisi yapılana kadar kilo vermeyi yavaşlatabilir veya tamamen durdurabilir. Bağışıklık sisteminin troid hormonlarına saldırması ile oluşan haşimato isimli hastalıkta da genelde kilo vermek zorlaşır ve kilo kaybı sağlıklı birine göre daha yavaş gerçekleşir.

 

İnsülin hormonu: İnsülin hormonunun vücutta salgılanamaması durumu ‘Tip-1 Diyabet’ olarak adlandırılır ve bu hastaların insülin hormonunu dışardan enjeksiyon şeklinde uygulamaları gerekir. Kan şekeri dengesini sağlamak için insülin yapılırken günlük alınan karbonhidrat miktarı iyi hesaplanmaz ise hızlı kilo alınabilir. Toplumumuzda çok sık rastlanan “insülin direnci” kilo verme hızını olumsuz yönde etkileyen önemli nedenlerden biridir. İnsülin direnci, vücutta salgılanan insülinin etkisini yitirmesiyle metabolizmanın yavaş çalışmasına neden olan bir çesit ön uyarıcıdır. Günümüzde insülin direncinin bu kadar sık görülmesinin en temel nedeni hareketsizliktir. Çünkü fiziksel aktivite, insülin duyarlılığını artırır. Bu yüzden daha fazla fiziksel aktivitede bulunmak insülin direncimizi dengeleyecektir.

 

Kortizol: Vücudumuzun stres hormonu olarak bilinen “Kortizol” değeri yüksek olduğunda vücudumuz alarm durumuna geçtiginden kilo kaybı diyete rağmen durabilir. Kortizol hormonu yüksekliği kan seviyesinin sabah saatlerinde ölçülmesi ile kontrol edilebilir. Kortizol seviyesinin ilk kan tahlilinde yüksek çıkması, araştırılması gereken bir durumdur ve doktorlar tarafından başka tahliller de istenilebilir.

 

Prolaktin: Kadınlarda, en temel görevi süt salgısı olan “Prolaktin” hormonu kimi zaman yükselebilir. Prolaktin hormonu yüksekliğinin en bilinen belirtisi memelerden süt gelmesi olsa da, her hastada bu duruma rastlanmayabilir. Bu nedenle eğer diyete rağmen kilo veremiyorsanız, Prolaktin mutlaka göz önünde bulundurmanız ve gerekli tahlilleri yaptırmanız gereken bir hormondur. Prolaktin hormonu seviyesinin yüksek çıkması durumunda, MR gibi yöntemlerle görüntüleme istenebilir ve doktor kontrolünde tedavisi sağlanabilir.

 

Demir–Ferritin: Ferritin, demirin vücutta depo edilmiş halidir. Kan demir seviyesinin veya ferritin seviyesinin düşük olması kilo vermeyi zorlaştırabilir. Çünkü demir minerali vücutta oksijeni taşıyan araçtır ve demir düşüklüğünde oksijen de etkin bir şekilde taşınmaz. Metabolizma hızı ve yağ yakımı vücutta taşınan oksijen seviyesi ile önemli bir oranda alakalıdır. Bu yüzden demir-ferritin seviyesi vücudumuz için önem taşımaktadır.

 

D Vitamini: Günümüzde yapılan son bilimsel çalışmalar, D vitamini yetersizliğinin kilo almaya sebep oldugunu ortaya çıkarmıştır. D vitamini eksikliği günümüzde yaygın görülen bir sağlık sorunudur. Bunun sebebi ise D vitamini içeren gıdaların sayısının az olması ve bu gıdalarda vücudun ihtiyaç duydugu kadar D vitamini bulunmamasından kaynaklanmaktadır. Yeterli seviyede D vitamini alımı yağ hücrelerinin yakılmasını ve bunun sonucunda da vücudun kilo verebilme potansiyelinin %70 oranında artmasını sağlayacaktır.

 

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre haftalık kilo kaybı, 0.5-1.5 kg arasında olmalıdır. Kilo kaybının daha hızlı olması, kas dokusunda da kayıplara neden olduğundan,metabolizmanızı yavaşlatıp bir süre sonra verdiğiniz kilonun daha fazlasını almanıza sebep olabilir.

 

Eğer diyet ve egzersiz yapmanıza rağmen kilo veremiyorsanız ya da çok yavaş kilo veriyorsanız, bir dahiliye uzmanına danışarak yukarıda belirtilen hormon, vitamin ve minerallerin tahlillerini yaptırmalısınız. Doktor gerektiği durumlarda sizi jinekoloğa ve/veya endokrinoloğa yönlendirecektir. Her durumda da doktorunuzun bütün istediği tahilleri yaptırmalı ve başladığı tedaviyi aksatmadan uygulamalısınız.

Kaynak:https://www.sodexoavantaj.com/blog/saglikli-yasam/zayiflamak-istiyorum-neden-zayiflayamiyorum

Comments

comments

NO COMMENTS

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here

Araç çubuğuna atla